Rüya Tabirleri

Suyaanlat, rüya tabirleri alanında özgün ve tekrar etmeyen içeriğiyle öne çıkıyor. İçeriğine uygun geliştirilmiş özel bir tasarıma sahip olan web sitesi, kaliteli içeriği görsel olarak uyumlu bir şekilde kullanıcılarına sunuyor.

Klişe ve basmakalıp rüya yorumlama geleneğinden farklılaşmayı amaç edinen Suyaanlat, rüya tabirinde benzetmelerden ziyade analizi esas alıyor. Bu anlamda benzersiz bir içeriğe sahip olan site, ziyaretçilerine rüyalarını yalın ve anlaşılır bir dille yorumlayabilecekleri malzemeyi sunmayı misyon ediniyor.

Rüya Tabirleri Nasıl Yapılır?

Rüya tabirleri konusunda birkaç kelam edecek olursak. Aynı rüya farklı tarih ve mekanlarda görüldüğü takdirde, yapılan yorumlar birbirinden tamamen farklılık gösterebilir. Kimi zamanlarda aynı rüyayı farklı bireyler görebilir, ancak her bireyin ruhu ve ruhani dünyayı kavrayışı ve yaşamı farklıdır. Bu sebepten ötürüdür ki yorumu temelinden bir şey kaybetmese dahi kişilere yansıması ve anlamı farklı farklı olur. Kimi zaman başkalarını içeren çeşitli rüyalar da görebiliriz; bizimle hiç alakası olmayan bir rüya, bir yakınımızı derinden etkiliyor olabilir.

Rüya tabirleri konusunu değerlendirirken objektif gözle bakabilmek, duygulara meyletmemek, kötü düşüncelere dalmamak gereklidir. Rüyada renkler son derece büyük önem arz eder. Yine rüyayı tabir ederken sadece şekillere ve olaylara değil resmin bütününe de bakmak gereklidir. Rüyada gördüğümüz kişiler tanıdıklarımız ise bu noktada adlara da son derece önem vermek ve tabir ederken bunları göz ardı etmemek gerekir.

Örnek verecek olur isek uzun süredir sıkıntılarla boğuşan bir kimse Necati adındaki akrabasını gördüğünde sevinç duymalıdır zira “Necati” anlam olarak kurtuluş demektir. Bu rüyayı gören kişi dertlerinden arınacak demektir. Bu sebeple rüyalar tarafsız ve uzman kişilerce tabir edilmeli ve karşıya çarpıtmadan sunulmalıdır.

Suyaanlat olarak bizler rüya tabiri yaparken objektif olmaya, geniş perspektiften bakmaya ve yorumları anlaşılır bir şekilde sunmaya devam edeceğiz.

Rüya Tabirlerinin Ortaya Çıkışı

İnsanoğlu var olduğu ve birbirleriyle iletişim kurmaya başladığı andan itibaren uyku esnasında görülen rüyalardan etkilenmiş ve onları anlayarak yorumlamaya çalışmıştır. İlk kayıtlı rüya tabirleri kil tabletleri üzerinde belgelenmiş olup 3000-4000 yıllarına dayanmaktadır.

Yunan ve Roma dönemlerinde özellikle dini bağlamda rüyalar dikkatle incelenmiş ve kayıt altına alınmıştır. Bu tür rüyaların tanrılardan veya ölülerden doğrudan gelen mesajlar olduğuna inanılmaktaydı. O zamana ait insanlar, hayata dair ne yapıp yapmayacaklarına dair çözümler için rüyalarının anlamlarına bakmaktaydılar. Rüyaların geleceği önceden öngördüğüne inanmaktaydılar. İnsanların uyuyarak rüya görebilecekleri özel kutsal alanlar inşa edilerek, hayatlarına dair kendilerine bir mesaj iletilmesi için uykuya daldılar. Bir rüyanın gücüne olan inançları o kadar güçlüydü ki siyasi ve askeri liderlerin eylemlerini bile dikte etmekteydi. Bu dönemlerde rüya yorumlayıcıları askeri liderlerle savaş stratejisine yardımcı olmak için savaşa bile eşlik etmişlerdir.

Yunan filozofu Aristo, rüyaların fizyolojik işlevlerin bir sonucu olduğuna inanmakta idi. Bu sayede rüyaları yorumlayarak hastalıkları teşhis edip hastalıkların başlangıcını tahmin edebilmekteydiler.

Helenistik dönem boyunca, rüyaların asıl odak noktası olarak iyileştirme kabiliyetine odaklanmıştır. Asklepeion olarak adlandırılan tapınaklar, rüyaların şifa gücünün etkisi öğrenmek ve yorumlamak için yapılmışlardır. Bu tapınaklarda uyuyan hastaların rüyalarıyla tedavi edilebileceğine inanılmaktaydı. Rüya tabircileri, hastanın tıbbi teşhisinde tıp adamlarına yardım etmekteydiler.

Mısır’da papazlar da rüya tabircisi gibi davranmaktaydılar. Özellikle canlı ve anlamlı rüyaları olan insanların kutsanmış ve özel olduklarına inanılmaktaydı. Mısırlılar rüyaları yorumlayabilme gücü olan insanları ilahi bir güç ile üstün yetenekli ilan etmişlerdi.

Farklı Kültürlerde Rüya Tabiri

Çin kültüründe, uyku esnasında ruhun bedenden ayrılarak rüyalar alemine gittiğine inanılmaktadır. Çinliler ruhun bedeni geride bırakarak gerçek dünyayı bir süreliğine terk ettiğine inanmaktadırlar. Bununla birlikte ani şekilde uyanmak zorunda olanların ruhlarının bedenine geri dönmediği şeklinde genel bir inanışları da mevcuttur. Bu nedenle günümüzde bazı Çinliler çalar saatlere karşı dikkatlidirler.

Bazı yerli Amerikan Kabileleri ve Meksika Uygarlıkları, atalarının rüyalarında yaşadıklarına ve bitkiler gibi insan dışı şekillere sahip olabileceklerine inanmaktaydılar. Bu tarz rüyalar atalarını ziyaret etmenin ve atalarıyla iletişim kurmanın bir yolu olarak görmekteydiler. Ayrıca rüyaların misyonlarını ve hayatlarındaki rollerini göstermeye yardımcı olduğunu düşünmekte olup atalarının onlara yön gösterdiğine inanmaktaydılar.

Ortaçağ boyunca rüyalar kötülük habercisi olarak görülmekte ve imgelerin şeytan aracılığıyla geldiğine inanılmaktaydı. Savunmasız uyku durumunda şeytanın zihni zehirli düşüncelerle doldurduğu düşünülmekteydi. Şeytanın kirli işlerini yaptırmak için rüyalara daldığına inanılıyordu.

19. Yüzyılın başlarında rüyalara, anksiyete, ev içi ses veya hazımsızlıktan kaynaklanan bir durum olarak bakılmaktaydı. Dolayısıyla gerçekten anlamı yoktu. Daha sonra 19. Yüzyıl sonlarında Sigmund Freud, rüyaların ve yorumlamanın önemini ve ihtiyacını ön plana çıkarmıştır. Rüyalar üzerinde çalışma alanında devrim yapmıştır.

Özet
Rüya Tabirleri
Rüya Tabiri Adı
Rüya Tabirleri
Rüya Tabiri
Suyaanlat, rüya tabirleri alanında özgün ve tekrar etmeyen içeriğiyle öne çıkıyor. İçeriğine uygun geliştirilmiş özel bir tasarıma sahip olan web sitesi, kaliteli içeriği görsel olarak uyumlu bir şekilde kullanıcılarına sunuyor.
Yazar
Yayıncı
suyaanlat.com
Yayıncı Logo